● Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi, 10 Haziran 2017 tarihinde saat 10:00'da bir basın toplantısı düzenledi. Ekoloji ve Çevre Bakan Yardımcısı Zhao Yingmin ve Ulusal İstatistik Bürosu ile Tarım ve Kırsal İşler Bakanlığı yetkilileri, İkinci Ulusal Kirlilik Kaynakları Araştırması Bildirisi'ni tanıttı ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
● Ekoloji ve Çevre Bakan Yardımcısı Zhao Yingmin'e göre, kirlilik kaynaklarına ilişkin ilk araştırma 31 Aralık 2007'de, bu kez ise 31 Aralık 2017'de, yani 10 yıl arayla gerçekleştirilmiştir. Hatırlayacağımız üzere, özellikle Çin Komünist Partisi'nin 18. Ulusal Kongresi'nden bu yana geçen on yılda Çin, ekolojik ilerlemeyi ve ekolojik çevrenin kalitesinde hızlı iyileşmeyi güçlü bir şekilde teşvik etmiştir. Sayım verileri de son on yıldaki değişiklikleri, özellikle üç açıdan göstermektedir:
● İlk olarak, başlıca kirleticilerin salınımı önemli ölçüde azaldı. Kirlilik kaynaklarına ilişkin ilk ulusal araştırmanın verileriyle karşılaştırıldığında, 2017 yılında kükürt dioksit, kimyasal oksijen ihtiyacı ve azot oksit emisyonları 2007 seviyelerine göre sırasıyla %72, %46 ve %34 oranında azaldı; bu da Çin'in son yıllarda kirliliğin önlenmesi ve kontrolünde muazzam ilerleme kaydettiğini göstermektedir.
● İkincisi, endüstriyel yeniden yapılanmada dikkat çekici sonuçlar elde edilmiştir. Birincisi, kilit sektörlerdeki üretim kapasitesi yoğunlaşması artmıştır. 2007 yılı ile karşılaştırıldığında, ulusal kağıt, çelik, çimento ve diğer sektörlerin ürün çıktısı sırasıyla %61, %50 ve %71 artarken, işletme sayısı sırasıyla %24, %50 ve %37 azalmıştır. Üretim artarken, işletme sayısı azalmış, tek bir işletmenin ortalama çıktısı ise sırasıyla %113, %202 ve %170 artmıştır. 2) Kilit sektörlerdeki başlıca kirleticilerin salınımı önemli ölçüde azalmıştır. 2007 yılı ile karşılaştırıldığında, aynı sektörlerde, kağıt endüstrisinde kimyasal oksijen ihtiyacı %84, çelik endüstrisinde kükürt dioksit %54, çimento endüstrisinde azot oksit %23 azalmıştır. Görüldüğü gibi, son on yılda ekonomik kalkınmanın kalitesi iyileşmiştir. İşletme sayısı azalmış, ancak üretim kapasitesi yoğunlaşması artmıştır. Ürün üretiminde artış yaşanırken, kirletici madde salınımı, yani birim ürün başına salınan kirlilik miktarı önemli ölçüde azalmıştır.
● Üçüncüsü, kirliliği kontrol etme kapasitesi önemli ölçüde iyileştirilmiştir. Sanayi işletmelerindeki atık su arıtma, kükürt giderme ve toz giderme tesislerinin sayısı, 2007 yılına kıyasla sırasıyla 2,4 kat, 3,3 kat ve 5 kat artmıştır; bu da on yıl öncesine göre birkaç kat daha fazla kirlilik arıtma tesisi anlamına gelmektedir. Hayvancılık ve kümes hayvancılığında gübre bertaraf kapasitesi genel olarak iyileştirilmiş olup, büyük ölçekli hayvancılık ve kümes hayvancılığı çiftliklerinde gübrenin %85'i ve idrarın %78'i yeniden kullanılmaktadır. Büyük ölçekli domuz çiftliklerinde kuru gübre uzaklaştırma oranı ise 2007'deki %55'ten 2017'de %87'ye yükselmiştir. On yıl öncesine kıyasla, kentsel atıksu arıtma tesislerinin sayısı 5,4 kat, arıtma kapasitesi 1,7 kat, fiili atıksu arıtma kapasitesi 2,1 kat artmış ve kentsel evsel atıksudaki kimyasal oksijen ihtiyacının giderilme oranı 2007'deki %28'den 2017'de %67'ye yükselmiştir. Evsel atık bertaraf tesislerinin sayısı son on yılda %86 artmış olup, bunların arasında atık yakma tesislerinin sayısı %303, yakma kapasitesi ise %577 artmıştır. Yakma kapasitesinin oranı ise on yıl önceki %8'den 2017'de %27'ye yükselmiştir. Tehlikeli atıkların merkezi olarak bertaraf edildiği tesislerin sayısı 8,22 kat artarken, tasarlanan bertaraf kapasitesi de yıllık 42,79 milyon ton artarak önceki sayıma göre 10,4 kat yükseldi. Merkezi bertaraf kullanımı ise 14,67 milyon ton artarak 10 yıl öncesine göre 12,5 kat daha yüksek seviyeye ulaştı. Kirlilik araştırmasının sonuçlarıyla karşılaştırıldığında, ülkemizin son on yılda ekolojik çevre alanında elde ettiği kazanımlar açıkça görülmektedir.
● — Çin Karton Ağı'ndan bir alıntı
Yayın tarihi: 01 Mart 2023
